10 Aralık 2019 Salı
Enaniyet duygusu

Zabit DURMUŞ

Enaniyet duygusu

Enaniyet, insanın Allah'ın karşısındaki aczini unutarak kibirlenmesi, diğer insanları kendinden aşağı görmesi ve büyüklük hissine kapılmasıdır. Oysa insan çok aciz bir varlıktır. Var olmak ve varlığını devam ettirebilmek için Allah'ın gücüne muhtaçtır.

İnsanı yoktan var eden, ona ruh veren, barındıran, yediren, içiren, nefes aldıran ve saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok nimet bahşeden güç, âlemlerin Rabbi olan Allah'tır. Bu apaçık gerçeğe rağmen insanın kendisini Allah'tan bağımsız bir varlık olarak görüp, sahip olduğu özelliklerin ya da yeteneklerin kendinden kaynaklandığını sanması elbette ki çok büyük bir yanılgıdır.

Ben yaptım, ben gördüm, ben söyledim diyen kimse, bununla enâniyetineişâret etmiştir. Akıllı kimse ben yaptım, ben gördüm, ben söyledim nasıl diyebilir.

Enaniyetin temelinde, insanın kendisini Allah'tan bağımsız bir varlık olarak görüp, sahip olduğu bazı özelliklerin kendinden kaynaklandığını zannetmesi yatar. Böyle düşünen kişi kendine bir "benlik" vermektedir. Hâlbuki bunun ne kadar saçma bir mantık olduğunu anlamak için herhangi bir inanca sahip olmak gerekmez.

Hâlbuki Allah'ın büyüklüğünü, herşeyi yoktan var ettiğini, insanlara sahip oldukları bütün imkân ve özellikleri verenin O olduğunu, dilediği anda hepsini geri alabileceğini, tüm canlıların ölümlü olduğunu, tek baki kalanın (varlığının sonu olmayan) da Allah olduğunu bilen ve sürekli bunun şuurunda olan bir insanın, kibirli ve azgın bir tavır içinde olması mümkün değildir. Ancak bunları kavrayamayan, eksikliklerini, acizliklerini ve ölümlü olduğunu unutan bir insan böyle bir şeye cüret edebilir.

Enaniyetinenfazla görüldüğü kişiler mevki ve makam sahibi kimselerdir. Eleştirilmek, kibirli ve gururlu insanların hiç hoşlanmadıkları bir durumdur. Kendilerine eleştiri yapıldığında ya da hataları söylendiğinde el ve yüz kaslarının gerildiği, mimiklerinin donuklaştığı görülür. Prestijlerini kaybetme endişesiyle sanki "dünya başlarına yıkılmış" gibi olurlar.

Kendileri başkalarının hatalarını alaycı ve kibirli bir gözle değerlendirdiklerinden, başkalarının da kendilerine alaycı bakacağını, küçümseyeceğini düşünürler. Bir konuda eleştiri yapıldığında veya öğüt verildiğinde herkesin önünde küçük düştüklerine inanırlar. Böyle bir ruh hali yalnız manevi olarak değil,

fiziksel olarak da etkilenmelerine sebep olur. Mimiklerinin doğallığı bozulur, ses tonlarında ani iniş çıkışlara rastlanır, doğal hallerinde bulunmayan "tikler" ortaya çıkar. Böylelikle maddi ve manevi yönden şiddetli bir sıkıntı ve kasılma hali yaşarlar. Bu hal içerisinde rahatlığı, huzuru bir türlü yakalayamazlar.

Şeytan, bu hastalığını insanlara bulaştırmak ve mümkün olduğu kadar çok insanı Allah'ın yolundan saptırıp kendisiyle birlikte cehenneme sürüklemek ister. İnsanları cehenneme sürüklemek için onların nefislerindeki büyüklenme arzusunu kullanarak yaklaşır. Bu hastalığa yakalanan bir kimsenin aklı örtülür, şuuru kapanır ve Allah'ın dosdoğru yolundan uzaklaşır.

Yine enaniyetin etkisiyle insanların sıkça içerisine düşebildikleri bir başka hata da, 'ön plana çıkma hırsı'dır. Nefis insanı hayırlı işlerde ve salih amellerde dahi rahmani olmayan bir hırsa sevk edebilmekte ve makul gibi görünen mazeretlerle insanların ihlâslarını kırmaya çalışmaktadır

19.07.2019 (Zabit DURMUŞ)

DİĞER YAZILAR

İslam İşbirliği Teşkilatı ne işe yarar?

Millet ittifakının kimyası bozulmuş

Ramazan geldi İsrail iti kudurdu

Resulullah’ı örnek almak

28 Şubatçılar tekrar devrede

En büyük terörist ABD ve İsrail

Yılbaşı çılgınlığı ve kendi kimliğimiz

Ateş çemberi Türkiye

Yeni sınırlarmı çiziliyor

Herkesin teröristi farklı

Arakan o nasıl birşey

Filistin ümmetin vicdanı

Adalet Yenimi Aklınıza Geldi

Sıradaki Gelsin

İmanın Muhafazası

Ağlanacak halimize gülüyoruz

YENİ PROVOKASYON SİNYALİ

REFERANDUMA DOĞRU

Mesele diplomatik kriz meselesi değil

KARA GÜN 28 ŞUBAT VE SORUMLULARI

Sapla samanı ayırmak

Hristiyan misyonerler ve casusluk

GÖZÜN AYDIN EY ÜMMET HALEP BİTTİ

HAÇLI İTTİFAKI VE TERÖR ÖRGÜTÜ

AYRI TELDE ÇALMA ZAMANI DEĞİL

Musul da Şii ABD ittifakı

CESUR ADIM ATMAK LAZIM

MAZLUM SURİYE HALKI ÜZERİNDE ŞER İTTİFAK

BENDE SÖYLEMİŞTİM

DEMEKKİ DAHA İNLERİNE GİRİLMEMİŞTİ

YERYÜZÜNÜ BOZAN MİLLET YAHUDİLER

KEYFİ YASALAR VE ACZİYETİ

TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNDE

MÜSLÜMAN YILBAŞINI KUTLAYAMAZ

GÜNDEMİN İÇİNDE BOĞULMAK

RUSYA İRAN ESED ŞER İTTİFAK

MİLLETE KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ

ANKARA DAKİ BOMBADA OY PATLAMASI OLUR MU?!!!!!!

Ene olarak yaşamak

KÜRT HALKINI SAVUNMAK MI? YOKSA ZULÜM MÜ?

CELAL DOĞAN VE BÜYÜK DEĞİŞİM

EMPERYALİSTLERİN MÜSADESİ KADAR BAYRAM

KÜRT KEMALİZMİ VE HDP NİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

Bu ramazanda da değişen bir şey yok

SEÇİMİN KAYBEDENLERİ

SEÇİM TANSİYONU YÜKSELİYOR

MISIR CUMHURBAŞKANI MUHAMMED MURSİ’NİN MAHKÛMİYETİ İSRAİL DEN

GAZİANTEP’TE SEÇMEN NEYE GÖRE TERCİH YAPIYOR

MÜSLÜMANLARA YAPILAN SOYKIRIMLARIN HESABINI KİM VERECEK

GAZİANTEP DE MİLLETVEKİLİ ADAYLARI BELİRLENDİ

Bu ümmetin üzerine ölü toprağı ekilmiş

28 ŞUBAT YERİN DİBİNDE!

AK PARTİDE ADAY ADAYI BOLLUĞU

BU COĞRAFYANIN SESSİZLİĞİ

ÜMMETİN BAŞ BELASI IRKÇILIK

YILBAŞI KEPAZELİĞİ

SİYASİ PARTİLER AYNI TAS AYNI HAMAM

457 DAKİKA SONRA GELEN GALİBİYET

SOSYAL DUYARLILIK VE SORUMLULUK BİLİNCİ

SOSYAL DUYARLILIK VE SORUMLULUK BİLİNCİ

BİR ŞEYLER BOZULMADAN DÜZELMEZ

BİR ŞEYLER BOZULMADAN DÜZELMEZ

HANGİ ANLAYIŞ DOĞRU

BUNLARIN DERDİ NE KOBANİ NEDE KÜRTLER

IŞİD VE İSLAM ÂLEMİ

YENİ DERS YILIDA PARALEL FAALİYET

DÜRÜSTLÜK TE YALAKALIKTA HERKESE NASİP OLMAZ

TIPIŞ TIPIŞ CUMHURBAŞKANI

Herkes kendi ırkının derdinde

İSRAİL İTİNE KİM DURDİYECEK.

AK PARTİ KADROLARI NE KADAR AK PARTİLİ

YİNE HÜZÜNLÜ RAMAZAN