15 Temmuz 2020 Çarşamba
Kul kalmak yetmiyor mu?

Muhammed Köse

Kul kalmak yetmiyor mu?

Düşünce özgürlüğü ve ifade hürriyeti batılı bir puttu, üstüne doğulu kıyafet giydirip İslam hakkında kullanmaya kalkanlar ne yaptıklarını bilmiyorlarsa yazık, biliyorlarsa çok daha yazık!

Batılılar konu İslam olunca o putu çoktan yediler, bizimkilere ne oluyor anlamıyorum.

Allah'ın sınırlarını tanımayan bir düşünce özgürlüğünün nereye varacağını bilmek istemiyor olabilirler ama bizzat sınırlar ve kurallarla ilgili düşünmenin sonunda varılan nokta, akla tapınma ve mukaddesatı reddetmek oldu, oluyor.

Çok kafası çalışan ve çok iyi düşünebilen biri varsa otursun, Allah'ın arşının altında bir sinek kanadı kadar kalan uzayın sonuna bilgi olarak, tez olarak değil his olarak ulaşmayı düşünsün; delirmeden Allah'ın kudretine teslim olmak ya da aklından vazgeçmek durumunda kalır.

Acziyet ve kulluk gerçeğini içinizi sindirmeden bu din kalbinizi tatmin etmez!

Kuluz biz kul, yani Türkçesi köle!

Neyin havasındasınız?

Hangi özgürlük yaraşır bir köleye?

Özgür olmak isteyen nasıl kul kalır?

Bırakın kaçmaya çalışmayı, teslim olun kulluğa ve amel edin, kafi..

Ha şimdi düşünce özgürlüğünü kabul etmeyen bir yobaz mı oldum?

Hayır, kabul ediyorum!

Mesela oturun şehrimizin trafik sorunlarını nasıl çözeriz diye düşünün, harika bir özgürlük alanı.

Yeşili korumak ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakmak için neler yapmalıyız, düşünün bol bol ve anlatın herkese.

Özgürsünüz.

İnsanlara faydalı teknolojiler, sağlıkla ilgili gelişmeler üretin düşünerek.

Yeryüzünün kibirli ve zalim devletlerinin sömürgelerine nasıl engel oluruz diye bol bol düşünün, özgürsünüz, özgürüz, özgürler!

İnsanların sorunlarını düşünmek ve çözüm aramak düşünce özgürlüğü olarak neyimize yetmiyor?

Neden Allah(cc)’in dinini kurcalamak, değiştirmek ve saptırmak için uğraşalım?

Nedir bize şeytanın gösterdiği, sağ ya da soldan yaklaşarak burnumuza uzattığı dünyalık kazanç?

Nedir elimize geçecek olan? İnsanların saygısı mı? Müslümanların hürmeti mi?

Ne olabildi tarih boyunca bu dini, fikirleri ve yaptıkları ile tahrif etmeye çalışanlar?

Ne olacak?

Ne olabilir?

Mekke yolunu yeniden mi keşfedeceğiz?

Medine yeterince nurlu değil mi de bizim süper düşüncelerimizle daha bir nurlanacak?

Beğenmediğimiz nedir?

Farzlar mı? Sünnetler mi?

Kitap mı sünnet mi ağır geliyor?

Yaşamak bize ağır geliyor diye aslını inkar edip, yok etmeye çalışmak nedir?

Allah(cc)’den hidayetimizi artırmasını dileyelim. Kalplerimizi iman ile tatmin etmesini ve bize İslam ile amel etmeyi kolaylaştırmasını isteyelim. O isteyene verir. Vereceğini vadetmiştir.

25.12.2018 (Muhammed Köse)

DİĞER YAZILAR

Bazı duyarlar duyulmasa da olur

İyilikte yarışmanın da kuralları var

Başkasının iyiliğini istemek

Filistin hamasetini bıraksak mı?

Maalesef sizi sevemeyecekler

Fitne ölümden beterdir

Durmak yok olmaktır

Tarihin akışına direnmek

Meziyet veya rezalet olan cüret

İbretler tekrar ediyor

Fetih, işgal ve Ayasofya’ya dair

Her şey olması gerektiği gibiydi

Kur’an ve sünnetle duygusal bağ kurmak

Taklit ve uyumda denge

Merhamet Sadakadır

Kardeşlik hukukuna dair

Hakların çatışması

Sebeplere değil Allah’a inanmak

Filiz vermiş bir dal gibi

Komploculuğun dayanılmaz kolaylığı

Sünnet mihenktir

Toprak meselesi

Dinde aykırılık marifet değil fitnedir

İyilik İslam’ın şiarındandır

Dinden “adam gibi” çıkmak!

Görev dağılımı

Takdiri ilahiden kurtuluş yoktur

Dünya avucumuzda dönmüyor!

Hayaller ve gerçekler arasında Suriye

Hayat bağlarımız

Bizden ne istiyorlar?

Siyasal İslam, İslam siyaseti

Sivil toplum tepkisi ve etkisi

Dengeyi korumak

Planlar ve Kudüs davamız

Demokrasi masalları

Yobazlık başa bela

Cihad ile terörü ayırmak

Kültürel iktidarın temeli

Coğrafya kanundur

Medeniyet bizim oralıdır

İnsan gerçekten basit biri

İyiliğin Anahtarı: Merhamet

Okuryazarlık ve medeniyet

Günah sakızının zararları

Hayatın sırrı muhabbet

Bizim ve onların normali

Medyaya açık mektup!

Irkçılık, milliyetçilik, ümmetçilik

Hikmeti doğru yerde aramak

“Allah katında din İslam’dır”

Duygusal sömürgeciler

Batı ile yüzleşmek

Ünlü uyumsuzluğu

İslam barış dini midir?

Fıtrat ile savaşan kaybetmeye mahkumdur

Deprem, ecel ve tedbir

Doğu ile batı eşitliği

Göklere merdiven inşa etmek

Herhangi biri ile her şeyi

Bak!

Mü’min, emin ve emanet insandır

Unuttuğumuz işgal ve dahası

Akıl ibadetlere müdahale edemez

Bayramlaşmak: Neden ve Nasıl?

Kaypak zeminde ayakta kalmak

Göç dünyanın kanunudur

Dünya huzurunun sırrı

Suçu adında saklı olanlar

Platonik batı sevdası

Zamanın Endülüs’ü

Vaktin kadrini bilmek

Muhabbet hürmeti icap ettirir

Kur’an’ı anlamak ve meal sorunumuz

Şehre Ramazan geldi

Ramazan ayı eğitim kampı başlıyor

Mukaddesat Boykot Edilemez

Günahı boynumuzda değil

Marifet değil boşboğazlık

Paylaşabildiğin kadarsın

Sema ve raks dinden değildir!

Kendini temize çıkarmak

Bu da geçer ya hu!

Dengemizi kaybetmeyelim

‘Batı’nın dostluğu

Kötülüğü yaymak

Unutkan olduğumuzu da unutuyoruz

Bu kadar uyanıklık bünyeye zarar!

Mukaddes devletler dünyası

Rüzgara karşı duruş

Dünyayı ve yaşamayı seviyoruz

Çünkü biz de insanız

Trafik aynadır

Gülümseyin, melekler çekiyor

Yaralarımızla yaşıyoruz

Ah şu eziklik!

Yalan helak sebebidir

Acı da olsa rahmet

Anlamak istemeyene anlatmak

Neticede insanız