16 Aralık 2019 Pazartesi
Tekfirci olmak 2

Ahmet Öztürk

Tekfirci olmak 2

Geçen yazımızdan devamla diyoruz ki, Müslümanın Müslümanı tekfir etmeden dolayı zevk aldığını düşünenler, müminleri tekfir hastalığı ile suçlayanların bizzat kendileri hastadırlar, önce kendi hastalıklarına baksınlar.

Tekfire farklı pencereden bakanlar, farklı manzaralar görmek durumundadırlar, ama tekfir meselesine Kur’ân perspektifinden bakanlar ise, daima hakkın korumasındadırlar.

Tüm mesele ve problemlerimizin cevabını Kur’ân ve Sünnete danışmak zorunda olduğumuza göre, bunuda yüce kaynağa soralım,Kur’ân’da tekfir var mıdır?

“Küfür” kelimesi ve türevleri Kur’an’da yaklaşık 550 yerde geçmektedir. Kur’ân, imana yüklediği tüm anlamların zıtlarını küfür kelimesine yüklemiştir. Zaten küfür de, bir inançtır; olumsuz bir inanç.”

Ayetlere baktığımızda; “Deki ey kâfirler!..”, “Onlar kâfirdirler.”, “Onlar iman etmezler”, “Onlar inkârcılardır” şeklinde ayet-i kerîme ile karşılaşmaktayız. Ve ayrıca bunlar hakkında, “domuzlar,” beyinsizler,” “maymunlar,” hayvanlar”, necisler “dilini sarkıtıp soluyan köpek” gibi çok sayıda ifade kullanılmıştır.

Konumuzun diğer muhatabı olan sınıf ise, Allah’a imanedip amel etmekle beraber herhangi bir şekilde imanlarına şirki bulaştıran dindarlardır.“Kur'ân' da Şirk ve türevleri 168 yerde geçer. Diğer ayetlerde direkt olarak ‘şirk’ kelimesi geçmese bile, ayetlerin çok büyük bir bölümü, tevhidi hâkim kılmak için şirkle mücadeleyi konu edinir. Kur'ân-ı Kerîm, müşrikleri, yeryüzünde birliği ve huzuru bozan, insanlar için zararlı, çirkin bir tip olarak görür ve necis, yani pislik olarak nitelendirir”

Kur’ân nazil olduğunda, muhatabı olan Mekke ahalisi, dinsiz bir toplum değildi, bilakis kendi doğruları ekseninde o yörenin en dindarlarındandı. Hacc, Kâ‘be ye aşırı ta‘zim, nikâh, sünnet olma ve benzeri toplumsal müesseselere ihtimam göstermeleri bu dediğimizi doğrular mahiyettedir. Adı üstünde, şirk koşanlar… Allah’a inanıyorlar demek ki ona bir şeyi ortak koşmaları söz konusu olabiliyor.

Yüce Rabbimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır “Ve onların (yani Allah’a inananların) çoğu, başka varlıklara(emir, amir, dini lider ve devlet adamlarına) da tanrısal nitelikler (egemenlik, gaipten haberdar olma, istimdat etme gibi) yakıştırmaksızın Allah'a inanmazlar.”(YûsûfSûresi, 106)

Şimdi Allah’ın bunca ayetlerine rağmen, küfrü ve tekfiri görmezden gelmenin cezası nedir? Bu ayetler o topluma hitap ettiği gibi bu toplumuda muhatap kabul etmektedir.

Kardeşlerim;

Gayri Müslümin biri Müslüman olmak istediğinde, evvela içinde bulunduğu düşüncelerinden sıyrılması elzem değilmidir? Yani eski düzenine, inancına, yaşamına LA demek durumunda değilmidir?

O kişinin inancını değiştirmeden ben Müslüman oldum demesi, onu Müslüman kılar mı?

Aynı bunun gibi bir Türkiyelide adı Ahmet, Ömer veya Mustafa da olsa hacı amcanın oğlu, şeyh efendinin yeğeni de olsa İslâm dışı itikadı barındırdığı sürece namaz kılan biri olsa da bu adam Müslüman olmadığından bunu tekfir etmek üzerimize vaciptir.

Bu toplumu istisna tutan adamların akıllarından zorları vardır demektir. Bakın, Allah, İslâm’ı sadece namaz, oruç,hacc gibi ibadetler yekünü olarak görüp, devlet, siyaset, egemenlik gibi meseleleri devlet ve başkalarına sunan kişi ve Müslümanlar hakkında ne buyurmaktadır; “…Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında perişanlıktan başka bir şey değildir. Onlar Kıyamet günü de en ağır azaba çarpılacaklardır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”

Allah’ın tekfir eden ayetlerini görmek istemeyen, Allah’ın müşrik dediklerine müşrik demeyenler, azap ve cehennem ayetlerini halktan kaçıranlar, cihat ayetlerini çok sert görenler,  bu ayetlerin muhatabı olmuyorlar mı?

Yüce Rabbimiz bir ayet-i kerîmede; “İşte onlar, Kur’ân’ı parça parça ettiler de, bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmadılar, Yapmış oldukları şeylerden dolayı Rabbine Andolsun ki; onların hepsine mutlaka soracağız. Artık emrolunduğun şeyi açıkça bildir. Ve müşriklerden yüz çevir.” (HicrSûresi, 91-94)

Günümüzde de dindar kimlikleri ile arz-ı endam eden nice yığınlar, din önderlerini, devlet adamlarını, cemaat liderlerini Allah’a ortak koşmaktadırlar. Ben Müslümanım ama şeriata karşıyım diyenler, namaz kıldıkları halde kâfirlere velayet hakkını tanıyanlar, devleti dinsiz, dini devletsiz bırakanlar ve bunları destekleyenler müşrik değiller midir?

Günümüzde de bunlara benzer insanları görüp tekfir ettiğimizden ötürü, bizi zemmedenlerin müminleri aşağılamak için hariciler, tekfirciler diyen insanların hali kıyamet gününde nice olacaktır.Hümanist düşüncelerden ötürü, Allah’ın tekfir ettiklerini Müslüman ilan edenler, kendilerini Allah’tan daha fazla merhamet sahibi olarak görmüş olmuyorlar mı?

Kardeşlerim;

Hakkında kesin nas olan herhangi bir meseleyi veya bir cüzünü, inkâr eden, reddeden,  yerini değiştiren, Allah’ın herhangi bir yetkisini (teşri hakkı, gaybi bilme, manevi yardım etme, vb olguları) başkalarına sunan kişileri tekfir etmek caiz olduğu gibi, bunları delilsiz olarak, uyduruk maslahatlarla, ehveni şer safsatasıyla, zoraki ruhsatlarla pasifize etmeye çalışan mollaları da tekfir etmek caiz ve hatta ibadettir.

Konuya son noktayı koymadan deriz ki; bu bağlamda, iman ettiğini söyleyip, imanlarına şirki bulaştıranları Allah tekfir etmektedir, en büyük tekfirci peygamberler de bunları lanetlemişlerdir. Ve bende elhamdülillah kâfirleri müşrikleri tekfir eden bir Müslümanım.

Konumuz devam edecektir inşallah..

Not: Müstakil konumuz bu olmamakla beraber, işin acili yetine binaen kısa bir dipnot vermek yerinde olacaktır. Yılbaşı kutlama ve eğlenceleri, temel yapısı itibarıyla İslâm dışı bir dinin sevinç ve değer günü olup, itibar etmek asla caiz değildir. Bugünü kutlayanlar, kutlanmasını teşvik edenler, kutlanmasına yönelik mekân sunanlar vb. herkes bu günahtan pay sahipleri olacaklardır.Bunu müşrikleri taklit, şirkin sevinç gününde sevinç babında değerlendirmek ise yapanları bir basamak daha aşağıya çekerek müşrik kılacaktır ki bu, oldukça dikkat edilmesi gereken bir husustur.

21.12.2017 (Ahmet Öztürk)

DİĞER YAZILAR

Dört(4) Din 13

Dört (4) Din -10-

Dört (4) Din -9-

Dört Din -8-

Dört(4) Din -7-

Dört(4) Din -6-

Dört Din -5-

Dört Din -4-

Dört(4) Din -3-

Dört din -2-

Dört (4) Din

Barış delisi bir adam

Gri Tonlama Akide

15 Temmuz ve sonrasında oluşan yalaka âlimler

Darulharp’te bilmemek tekfire engel mi? ve hatime -11-

Kim kâfiri tekfir etmezse oda kâfir olur -10-

Toplumsal tekfir

Tekfirci olmak 8

Tekfirci olmak 7

Tekfirci olmak 6

Tekfir, tekfir ulam ve tekfirul muayyen nedir? 5

Tekfirci olmak 4

Tekfirci olmak 3

Tekfirci olmak 1

Nasihat ve hasbıhal 2

Nasihat ve hasbıhal 1

Ebu cehiller neden iman etmezler -3 –

Ebu cehiller neden iman etmezler? -2-

Ebu Cehiller Neden İman Etmezler? -1-

ÇIKMAZ YOL