10 Aralık 2019 Salı
Yaralarımızla yaşıyoruz

Muhammed Köse

Yaralarımızla yaşıyoruz

İnsanlar hakikatin değil intikamlarının peşine düşüyor. Hakikatin müşterisi o kadar azaldı ki, karaborsaya düştü.

Enflasyonun en yükseği hakikat fiyatlarında idi tüm zamanlar boyunca, hakikate sahip olmak isteyenler her devirde en yüksek bedelleri ödemek zorunda kaldılar.

Kin ve intikam duygusu yalnızca gözleri değil gönülleri de kör etti.

Adalet dediğimiz hakikat meyvesi dalında kurudu kaldı. Kökü toprağın derinlerinde saklı bir yüce hakikat ağacımız var, dallarına erişemediğimiz… Yapraklarını yabanların kopardığı, olgunlaşamadan dökülen meyvelerine su yürümeyen!

Adalet meyvesinin tadı damaklarımızdan bile silindi. İşportalarda gördüklerimiz hormonlu hakikatler asla gerçek tadını vermedi, veremeyecekte.

Yara alan, açılan derisine benliğini sardı. Bedenlerimiz değil ruhumuz yarıldı, kanadı gibi. Yarasının içine aklını, izanını, imanını doldurdu insanlar.

Düşün denilince yarasıyla, konuş denilince yarasıyla, yürü denilince yarasıyla, yaşa denilince yarasıyla yaşar oldular.

Hırslarımız ve öfkelerimiz bizi birer hakikat katiline dönüştürdü. Adaletten bahsedemeyecek kadar düştük.

Emin değiliz artık, en kötüsü de bu oldu. Güvenilir insanlar olmak meziyetimizi kaybettik.

Konuştuğunda doğru söyleyen, hükmettiğinde adil olan, sığınıldığında emniyet veren insanlar değiliz…

Adil ve emin olamadığımız sürece; neye ve nasıl çağırdığımızın, neyi ve nasıl savunduğumuzun bir değeri kalmadı.

Her sözümüz ve davranışımız muhataplarımızın yaralarına dokunur ve acıtır oldu. Canları yandı ve canını yaktıklarımız bizim can yoldaşımız olamadılar, olmadılar…

Koca koca insanlar değil büyük büyük acılar ve yaralar dolaşıyor ortalıkta. Elimizi sallamayı bırak kıpırdatsak bir yaraya değiyor.

Oysa biz, imanımız gibi sağlam bir emniyet vaadiyle geldik dünyaya, insanlara söylenecek sözümüz vardı ve biz söylediklerinde sözlerinden emin olunanlardık. Dünyaya sunacak bir fikrimiz, bir zikrimiz, bir hayat görüşümüz vardı ve insanlar en değerli varlıklarından emin olacaklardı.

Düşmanımız ya da düşmanlarımız dışarıda değil, daha doğrusu dışarıda olanlar bu kadar tehlikeli ve yıkıcı değiller, olamazlar. Düşman içimizde; kendimizde, benliğimizde, nefsimizde.

Bizi ancak biz yenebilirdik zaten, yendik.

Şimdi kendimizi değiştirme zamanıdır, daha da çok geç olmadan…

Adil ve emin insanlar olma zamanıdır.

26.01.2019 (Muhammed Köse)

DİĞER YAZILAR

İnsan gerçekten basit biri

İyiliğin Anahtarı: Merhamet

Okuryazarlık ve medeniyet

Günah sakızının zararları

Hayatın sırrı muhabbet

Bizim ve onların normali

Medyaya açık mektup!

Irkçılık, milliyetçilik, ümmetçilik

Hikmeti doğru yerde aramak

“Allah katında din İslam’dır”

Duygusal sömürgeciler

Batı ile yüzleşmek

Ünlü uyumsuzluğu

İslam barış dini midir?

Fıtrat ile savaşan kaybetmeye mahkumdur

Deprem, ecel ve tedbir

Doğu ile batı eşitliği

Göklere merdiven inşa etmek

Herhangi biri ile her şeyi

Bak!

Mü’min, emin ve emanet insandır

Unuttuğumuz işgal ve dahası

Akıl ibadetlere müdahale edemez

Bayramlaşmak: Neden ve Nasıl?

Kaypak zeminde ayakta kalmak

Göç dünyanın kanunudur

Dünya huzurunun sırrı

Suçu adında saklı olanlar

Platonik batı sevdası

Zamanın Endülüs’ü

Vaktin kadrini bilmek

Muhabbet hürmeti icap ettirir

Kur’an’ı anlamak ve meal sorunumuz

Şehre Ramazan geldi

Ramazan ayı eğitim kampı başlıyor

Mukaddesat Boykot Edilemez

Günahı boynumuzda değil

Marifet değil boşboğazlık

Paylaşabildiğin kadarsın

Sema ve raks dinden değildir!

Kendini temize çıkarmak

Bu da geçer ya hu!

Dengemizi kaybetmeyelim

‘Batı’nın dostluğu

Kötülüğü yaymak

Unutkan olduğumuzu da unutuyoruz

Bu kadar uyanıklık bünyeye zarar!

Mukaddes devletler dünyası

Rüzgara karşı duruş

Dünyayı ve yaşamayı seviyoruz

Çünkü biz de insanız

Trafik aynadır

Gülümseyin, melekler çekiyor

Ah şu eziklik!

Yalan helak sebebidir

Acı da olsa rahmet

Anlamak istemeyene anlatmak

Neticede insanız

Kul kalmak yetmiyor mu?

Dinde fikir hürriyeti yoktur

Kaşıkçı Efekti

Toplumsal değişim; beklenti ve hüsran

Hikmet detaylarda saklıdır

Vahdet ama kimle ve nasıl?

Belediyelerden ne bekliyoruz?

Ceza mı Rıza mı?

Cehalet ve acziyet

Hürmetsiz/Saygısız Olmuyor

İnsanın şımarıklığı

Önder Âlim Sıkıntımız

Provoke Oluyoruz

Hadim, Hâkim ve Zalim

Feryat Yemen’den Gelir!

Çağdaş Hariciler ve Politik Tekfir

Halkın Yönetim Sistemi

Mensubiyet ve Asabiyet

Notlar

Ne Vadediyoruz?

Bilmemek ayıp değil

Düşman Dışarıda Değil

Kerbela ve Yas

Şuurumuz köreldi!

Menüde İdlib Var!

Şaka mı Yapıyorsunuz?

Mesele Kurban Olmak

Suriyeliler Bayram Tatiline mi Gidiyor?

Çocukları öldürmeyin!

Günahların şöhretini artırmayın

Suriyelilerin Türkiyeli Olma Zamanı

Haddini bilmek

Ütopya yalandır

Oruç bir şiardır!

Oruç bir yazgıdır

Kudüs kimin olacak?

Aynaya bakmak lazım

Abartmaya gerek yok

Derede boğulmak

Hakikate eziyet

Kimi ne kadar sevmeli?

Allah unutmaz!